Screenshot_20200116-012651_Chrome_edited_edited.jpg

KİMİM BEN, BİRA MACERAM NASIL GELİŞTİ?

Merhabayın. Adım Doğancan Öncan ve ben bir bira severim. Hayır sadece düz bira içmeyi sevmiyorum. Biranın tarihini, gelişimini, kültürünü ve günümüzde, başta yaşadığım, güzel ülke Türkiye olmak üzere global çapta gelişimini takip etmeyi seviyorum ve bu benim hobim haline geldi.  Henüz şartlar müsait olamadığı için evde bira yapamıyorum (elbet bir gün o da olacak). Ancak biraya dair elime geçen, bütçem dahilinde her şeyi biriktirmeye ve bir koleksiyon oluşturmaya çalışıyorum.

 

2013 yılına kadar (evet o büyülü sene) bira hakkında bildiğim her şey Efes Pilsen, Türk Tuborg, Miller gibi markalar ve pilsner türüne aitti. Bir ara Guinness ile de tanıştım “ilginçmiş” deyip geçiştirmiştim. O yılın sonuna doğru Server Ersolmaz (biraatölyesi) – Cihangir Gümüştaş (birasevdası) – Koray Kaan Özdemir (keyif adamı -> whiskymonster) üçlüsü ile Instagram’da karşılaşıp bira üzerine tadım yazılarını ve paylaşımlarını okumaya başladım. O günlerden sonra bana bir aydınlanma geldi ve biranın çok farklı bir dünya olduğunu öğrenmeye başladım.

 

2014 yazı itibariyle yerli ve milli kraft bira markamız Gara Guzu, özgürlüğünü ilan etti. İlk çıkan biralarını (Amber Ale ve Blonde Ale) tattıktan sonra “bundan sonra bira benim kutsalımdır arkadaş.” dedim ve bu işin üzerine düştüm. Blog yazıları, instagram paylaşımları derken biranın tek düze pilsnerdan ve dandik doğu Avrupa market biralarından(bu yüzden ucuz) ibaret olmadığını daha da bir kavramaya başladım. Öğrenebildiğimi öğrendim, öğrenemediklerimi sonraya bıraktım. Kendi instagram hesabımdan (dogancanoncan) içtiğim biraları paylaşmaya ve kıt bilgimle yorumlamaya başladım. Çok güzel ve benim gibi birayı hobi edinmiş insanlarla tanıştım.

 

2016 yılında Türkiye Bira Koleksiyonerleri ve Ev Biracıları Kulübü (TUBİKOK – IG: birakulubu) diye bir kulüp olduğunu öğrendim. Koleksiyoner özelliğim sebebiyle de 2017 yılı sonunda Türkiye’nin en güzel kulübüne üye oldum, aktif olmaya çalışan bir üyesiyim ve biracılık ile ilgili serüvenim bu kulüple adeta level atladı.

 

İşte, kısaca böyle. Fark ettiyseniz işten güçten hiç bahsetmedim çünkü burada o sıkıcı konulara yer yok.

 

Burada biracılık üzerine konuşacağız. Artık düşüncelerimi bir arada tutabileceğim bir yere ihtiyacım olduğunu fark ettim. Ülkemizde olanlar, dünyada olanlar, garip garip tespitler, içtiğim biraların tadım notları, gezdiğim ülkelerde yaptığım bira turlarını aktarmaya çalışacağım. Bir sonraki yazımda da “Neden Belçika Danteli” olacak.

Sağlıcakla kalın, şerefe.